Ey İman edenler iman ediniz (Nisa,4/ 139)

Sahabenin büyüklerinden Abdullah b. Revaha etrafındaki müminlere “gelin oturalım bir saat iman tazeleyelim dermiş. İslam’ın güzelliğini şiirleriyle anlatan bu sahabi ilahi vahyin gizli hakikatinemi işaret ediyordu acaba?

İnsan bir kere iman etti mi yeniden nasıl iman edebilir ki?

İmanın yenilenmesi; onun hakikatlerinin yeniden hatırlanmasıydı belki…

Tefsircilerimizin  “tecdidi iman” yani imanın tazelenmesibaşlığı altında bu meseleye uzun uzun izahlarının olduğunu söylemekle yetinip geçen hafta yaşadığımız elim olayın bize bu ayeti nasıl hatırlattığına geçelim.

Dünyanın özgürlükleri ile meşhur insanlarının güven içerisinde olduklarıyla övünen bir ülkesinde Yeni Zelanda’ da bir caminin içerisinde Cuma namazı kılan insanlar bir Hristiyan fanatiği terörist tarafından hem de canlı yayın yapılarak tarandı ve elli kişi şehit oldu.

Ve biz Efendimiz (sas)’in şu hadisi şerifine iman ettik;

“ Müslümanlar tek bir vücudun organları gibidir. O vücudun bir organı hastalanınca öteki organların tamamı uykusuzluk ve derin bir rahatsızlık hisseder, hasta olan organın ızdırabını paylaşırlar” (Buhari, Edep 27)

Tüm dünya Müslümanları olarak bu acıyı aynı oranda hissettik. Elimizden bir şey gelmese de şehitlerimizi tek tek anarak onların şehadetlerinin kabulü için duaya durduk. Babalarıyla cumaya giden 3 yaşındaki Mucad İbrahim ile 14 yaşındaki Sayyad Milne’nin küçük  bedenlerini acıyla bağrımıza bastık.71 yaşında ve Yeni Zelanda’nın ilk Müslümanlarından olan DavudNabi’nin Hz. Hamza’yı hatırlatan görüntüsü yüreklerimizi parçaladı.Yaralı olarak sedyede taşınırken Şehadet parmağını kaldırıp islamın “tevhid” anlayışını tüm dünyaya gösteren ve o anın fotoğrafıyla saldırının sembolü olan Muhsin el-Harbinin hayatını kaybettiğini duyunca biz de şehit olsaydık diye geçirdik içimizden. Rabbim şehitlerimizin makamlarını âli eylesin

Ve iman ettik, “Tebbet suresi” ne… Yıllar geçse de Ebu Leheb’ler bitmeyecek, her dönemde yaşayacaklardı. Peygamberine yaptıkları eziyeti ümmetine de yapacaklardı. Kurusundu elleri… Ebu Leheb’in  kuruduğu gibi.

İman ettik,  Maide suresi 51. Ayetine. Tarih boyunca büyük bir nefretle Müslümanları yok etmek için çabalayan haçlı zihniyetine karşı uyanık olmalıydık. Onlar gibi olmaya çalışarak, aydınlanmayı gösterdikleri sahte ışıklarda aramayı bırakıp özümüze dönmeliydik. Batı bir medeniyet değildi. Cemil Meriç’in dediği gibi “buhran”dı. İçerisinde sadizmin, despotizmin, terörizmin ve ahlaksızlığın barındığı buhran.

İman ettik, “Ey iman edenler birbirinizle çekişmeyi bırakın.Hepiniz islama (toplumsal ve evrensel barışa) girin. Şeytanın ve benzerlerinin izinden gitmeyin” (Bakara, 2/208)ayeti celilesine…Oysa nasılda birbirimize düşman olmuştuk. Birbirimizi öteki görmüştük. Irk, kabilecilik, mezhep, parti, sosyal statü vs argümanlarla şeytan bizi nasılda kandırmıştı. Küfür tek yumruk olmuşken bu ayrılıkların bizleri hangi kötülüklere gebe bırakacağının farkında değildik. Onların ezberledikleri tarihimizi okumaktan bile acizdik. O halde dünya mazlumlarının beklediği toplumsal ve evrensel barışı yani islamı yaymalı bunun için birlik olmalı ve dirilmeliydik.

İman ettik, Allah’ın yarattığı bozulmamış fıtratın güzelliği (Rum, 30/31) ne. Gayri Müslimlerden içi sevgi ve merhamet dolu Allah’ın yarattığı fıtratı bozmamış güzel insanlara şahit olduk.Yeni Zelanda’nın naif, nazik, merhametli başbakanı Jasinda Ardern de bir hanımefendinin profilini gördük. Şehit ailelerine tek tek sarılarak onların acısını paylaşması, ülkesinde bundan sonra Cuma namazlarının tvlerden canlı yayın yapacağı kararını vermesi ve saldırıyı yapan teröriste olan cesurca tavrı fıtratın güzelliğine bizleri meftun eyledi. Caminin etrafında toplanan hristiyan gençlerin saygı, hüzün ve meraklı  bir şekilde kulak verdikleri ezan sesini izlerken o güzel fıtratlarının hidayeti bulması için dua ettik.

Ve iman ettik “…kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.” (Saf, 61/8) ayetine.Katliamdan bir hafta sonra Yeni Zelanda da 250 kişinin Müslüman olduğu haberleri gelince rabbimizin isterse kafirin eliyle bile olsa dinini yayacağına şahit olduk elhamdülillah.

            Ve yeniden aşk ile bir daha   iman ettik; Allah’ın dinini yücelteceğine, En büyüğün, en güçlünün, hikmetli iş yapanın  O olduğuna … Amenna ve saddakna

           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner194