Yeşilyurt Belediyesi 16 Mayıs 2017 Salı günü “Farklı Boyutlarıyla İç Göç Çalıştayı” düzenledi. Çalıştayın açılışında Malatya İnönü Üniversitesi ile İstanbul ve Dicle Üniversitelerinden bilim adamları ve akademisyenler sunumlar gerçekleştirdi. Malatya ve çevre illerdeki göç sorununun sebep ve sonuçlarının geniş çerçevede ele alındığı çalıştay İnönü Üniversitesi, Yeşilyurt Kent Konseyi ve Yeşilyurt Medeniyet ve Sanat Araştırmaları Merkeziyle işbirliğiyle düzenlendi. Çalıştayın öğleden önceki açılış töreni ve sunumlarının ardından yemek molası verildi. Öğleden sonraki oturumunda ise bazı başlıklar üzerinden yuvarlak masa çalışması yapıldı. Bu yuvarlak masa çalışmasına farklı alanlardan temsilciler davet edilmişti. Bende Vuslat TV ve Vuslat Gazetesi adına katıldım.

‘Göç ve Aile’, İç Göç ve Ekonomi’, ‘İç Göç ve Eğitim’, ‘İç Göç ve Sağlık’, ‘İç Göç ve Suç’, ‘İç Göç ve Yerel Yönetim’ konularında yuvarlak masa toplantıları oldukça verimli geçti. Ben ‘İç Göç ve Yerel Yönetim’ konusunun konuşulduğu masada diğer temsilciler ile birlikte fikirlerimi paylaştım. Farklı görüşler bildirildi, bazen sesler biraz yükselse de çoğu zaman aynı noktada buluşuldu. Malatya’mızın eskimeyen gazeteci büyüğü Asım Demirkök (Asım amca) yine 1945’li yıllardan başladı anlatmaya. Yine söz aralarına “plan” ifadesini koyarak verimli bilgi paylaşımlarında bulundu. Sözün özünde; “yerel yönetimler ne yapıyor da insanlar göç ediyor?” veya “yerel yönetimler ne yapmalı da insanlar göç etmemeli?” başlıklarını konuşmaya çalıştık, fikirler beyan ettik.

Çalıştay bitiminde hazırlanacak sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşılacak ancak ben orada dile getirdiklerimi sizlerle de paylaşmak istedim. Öncelikle kent içi göçü konuşmak lazım, Malatya’da çevreyolu altı diye tabir edilen bölgelere belediyelerimiz güzel hizmetler götürse de hala orada yaşayan genç kesim orada oturuyor olmaktan memnun değil. Birçok genç tanıyorum ki; Hangi mahallede oturuyorsun? Diye sorduğunda mahallesinin adını vermeye utanıyor. O genç ailesini başka bir mahalleye, daha modern olduğunu düşündüğü mahalleye tanışmaya zorluyor (sürüklüyor). Elbette o bölgelere kentsel dönüşüm yapılıyor. Kentsel dönüşümlerde yerel belediyeler üzerinden yürütülüyor. Bahsettiğimiz bölgelere kentsel dönüşüm hızlandırılmalı. Ancak o bildiğimiz TOKİ evleri gibi değil, o mahallenin kendi kültürüne uygun inşa edilen evler olmalı. Zira TOKİ kentsel dönüşüm yapmıyor, dikine köyle inşa ediyor...

Göç’ün en önemli sebeplerinden biride işsizlik. İşsiz kalan kişi elbette iş bulacağı başka bir ile göç edecektir. Belediyelerimiz ciddi manada istihdam oluşturuyor. Bugün büyükşehir ve merkez ilçe belediyelerimizde 1500 civarında personel çalışıyor. Bu sayının üçte biri kadrolu diğerleri hizmet alımı. Belediyelerin personel alımlarında adaletli olması gerekiyor. Bir evden üç kişiyi işe almaktansa üç evden birer kişinin istihdam edilmesi gerekli diye düşünüyorum. Böyle olduğu takdirde diğer iki evin göçüne engel olunabilinir...

Bir diğer konu sanayinin gelişmesi. Malatya Organize Sanayi Bölgesinin gelişmesi, büyümesi lazım. Yeni yeni firmaların yatırıma teşvik edilmesi lazım. Bugün ülkenin ekonomisine yön veren bazı holdinglerin, fabrikaların sahipleri Malatyalı, ama o Malatyalı işadamlarının memleketlerinde hiçbir yatırımı yok. Onların bu kente çekilmesi lazım. Tam ben bu konuyu dile getirirken araya giren değerli büyüğüm Lütfi İnan güzel bir fikir sundu, şöyle dedi; “mevcut sanayinin gelişimin yanında Malatya’da ihtisas organize sanayilerinin acilen oluşturulması lazım. Mesela kayısı ihtisas organize sanayi olsa daha çok devlet desteği alınabilinir. Onun için bu ihtisas organize sanayi konusunda kentin dinamikleri gündem oluşturmalı.” Bende katılıyorum Lütfi abiye.

Bizim masadaki diğer katılımcıların fikirlerini de şöyle bir özetleyecek olursak; kentlerde kültür yozlaşmaları başladığı dile geldi. Malatya’ya göç eden insanların kendi kültürlerini yaşamaya devam ettiği bu nedenle de son yıllarda Malatya’da kent kültürünün kaybolduğu ifade edildi. TOKİ 1+1 evlerinin sakıncalı durumlara geldiği, özellikle o evlerin yakınındaki evler oturanların evlerini satarak veya kiraya vererek başka mahallelere taşındığı dile geldi. TOKİ 1+1 projelerinin kesinlikle bir daha uygulanmaması gerektiği konuşuldu. Belediyelerin mekanlar ve projeler planlarken toplumsal, ekonomik ve kültürel sonuçlarını önceden analiz ederek planlaması ortak düşünce olarak ortaya çıktı.

Genel anlamda verimli bir çalıştaydı. Bu güzel çalışma için başta İnönü Üniversitesi ve Yeşilyurt Belediyesi olmak üzere emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Çalıştayın sonun bildirgesini de merakla beklediğimi ifade ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178