Çocuklarınız size karneleriyle geldi..

Kimisi; yaldızlı notlarının ışıltısı yüzlerini aydınlatmış sevinç dolu, kimisi biraz kırgın hüzünlü.. Ama bütün çocuklar heyecan içerisinde, sımsıkı sarılabilecekleri bir kucak arıyorlar..

Karnelerdeki puanlama kriterlerinde iki bölüm çıkar karşımıza.

Birinci bölüm –ki maalesef karnenin en çok incelenen bölümü- çocuklarınızın dönem içerisindeki derslerdeki akademik başarılarını değerlendirebilmek içindir.

İkinci bölüm içerik olarak çocuklarınızın fiziksel, sosyal ya da ahlaki gelişimleri hakkında sizlere önemli ipuçları verir.

Üzülerek belirtelim ki birçok ailemiz için; çocuğunun Matematik, Türkçe derslerindeki akademik başarısı yahut başarısızlığı sosyal gelişimindeki durumuna kıyasla daha bir öncelikli olmaktadır.

Tüm derslerinden en üst derecede puanlar alabilmiş çocuk ne kadar başarılıdır?.. Birkaç dersinden arzu edilen seviyeyi tutturamamış bir çocuk ne kadar başarısızdır?..

Ya da şöyle mi sorsak okul başarısı/ akademik başarı yaşam başarısını ne kadar etkiler?..

Ders başarısı yüksek olan çocukların sadece %20’sinin yaşam başarısı yüksek bireylere dönüşebildiğini bilseydiniz, buna inansaydınız yine de tutturur muydunuz illaki okul başarısı, yaldızlı karne, teşekkür, takdir, iftihar diye..

Tartışılması ve üzerinde düşünülmesi gereken bir konu..

Okullarda çocuklara verilen karneler sadece çocukla ilgili değil; ailenin, öğretmenlerin, çevrenin ve tüm eğitim/ öğretim ortamının değerlendirilmesini kapsar.

Bir akşam için hazırladığınız bir öğün yemeği düşünün. Ne kadar zamanınızı alıyor?..

Her gün işinize gidip gelmek için tükettiğiniz zaman ne kadar?..

Televizyon veya bilgisayar başında geçirdiğiniz zamanınız yaşamınızın ne kadarını kaplıyor?..

Her gün oyunda veya iletişimde çocuğunuza gerçek anlamda katıldığınız ve onunla paylaştığınız kaç dakikanız var?..

Hayattaki en değerli varlığınız olan çocuklarınıza ayırdığınız süre umalım ki yeterince ve nitelikli bir zaman dilimidir.

 Onların size çok ihtiyacı var. Sizin koşulsuz sevginize..

Ellerinde karneleri, belki sevinçli belki hüzünlü evinizin kapısına geldiklerinde sadece kapınızı değil, yüreğinizin kapılarını da sonuna kadar açın onlara.

Uzatın kollarınızı ve sımsıkı sarılarak kucaklayın yavrularınızı. Bağrınıza basın…

Karnede sorun varsa “birlikte halledeceğiz” diyerek güven verin onlara…

Her ne olursa olsun “hiçbir şey senin sağlığından ve mutluluğundan önemli değil…” diye fısıldayın kulaklarına

Tatil bir fırsat olsun size. Bu fırsatı iyi değerlendirin.

Birçok şeyin değerini onları kaybetmeden ve bazı zamanlar tükenmeden önce kıymetini bilmeniz ve tadını çıkarabilmeniz dileğiyle…

 Mutlu yarınlar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.