Model Arayışları ve İşbirliği Önerileri

Model Arayışları ve İşbirliği Önerileri

10 Ağustos 2018 Cuma 13:33
Model Arayışları ve İşbirliği Önerileri

Anadolu Platformu tarafından tertiplenen “Anadolu Buluşmaları 13sempozyumunun 4.Oturumu “Model Arayışları ve İşbirliği Önerileri” üst başlığıyla Prof. Ali Gür başkanlığında yapıldı.

4. Oturumda; Prof. Berdal Aral “İslam Dünyası İçin İşbirliği Modelleri ve Türkiye’nin Rolü”, Mehmet Barca ise “İşbirliğinin Önündeki Zihinsel Engeller ve Aşmanın Yolları” başlığıyla birer sunum gerçekleştirdi.

Prof. Ali Gür oturuma genel bir giriş yaptıktan sonra ilk olarak sözü Prof. Berdal Aral’a verdi.

Prof. Aral konuşmasında özetle şunları dile getirdi:

-Sorunların olmasının nedeni İslam dünyasının henüz bütünleşmemiş olmasındandır.

-İslam dünyası tek bir milletir, tek bir ümmettir.

-Ortak bir refah üretmek için birlikteliğe ihtiyaç var.

-İslam dünyası tüm mazlumlar adına konuşma gücünü elinde tutmak zorundadır.

-Afrika İslam’ın ta kendisidir. Onların bizden ciddi bir farkı yok.

-İslam dünyasının kendi içinde birleşmesi onu küresel bir aktör haline getirecektir. ABD, Çin aktörse İslam dünyası da birleşince aktör haline gelecektir.

-İslam’ı dünyaya bir teklif olarak sunmak istiyorsak bütünleşmek zorundayız.

-Tek pazarın başarılı olması için tek para biriminin olması başarı sağlar.

-1969’da kurulan İİT’nin (İslam İşbirliği Teşkilatı) amacı İslam dünyasında işbirliğini güçlendirmektir. Müslümanların haklarını savunmak ve daha fazla işbirliği yapmak.

-İİT’nin olması elbette önemlidir. Gerekli bir örgüttür, önemli işlevleri vardır. Ama istenen seviyede etkili olduğunu söylemek zor.

-İİT, dünyadaki tek din merkezli örgüttür. BM’den sonra en çok üyesi olan örgüttür.

-İİT son yıllarda daha etkin hale gelmiştir. Türkiye’nin bunda önemli bir katkısı olmuştur.

-Arap Birliği 1949’da kurulmuştur. Arap Birliği birtakım kriz alanlarını çözmeye çalışmıştır.

-Arap Birliği önemli, ama daha etkin hale getirilmelidir.

-D-8’ler Avrupa Birliği’ne benziyor. 1997’de kurulmuştur. Sekiz tane Müslüman ülke arasında kurulmuştur.

-D-8’lerin amacı ekonomik işbirliğini artırmaktır. Serbest ticaret alanı oluşturmak da amaçları arasındadır. Ancak bunu ne yazık ki gerçekleştirememiştir.

-D-8’ler kurulduğu zaman ticaret hacmi %8’in altındaydı, şu anda %15’in üzerindedir.

-D-8’ler Avrupa Topluluğu gibi “bir araya gelmezsek kendi aramızda bir savaş çıkar” demiyorlar.

-İslam dünyasında süper bir güç yoktur. Dolayısıyla birinin diğerini ezmesi zor. Böyle bir tehlike yoktur.

-Türkiye’nin İslam dünyasının birleşmesine çok büyük katkıları olacaktır. Çünkü Türkiye kadim bir devlettir.

-Türkiye’nin yükselen bir güç olması söz konusudur. Türkiye onurlu bir dış politika izlemektedir.

-Türkiye, “dünya beşten büyüktür” gibi güçlü bir söylemi ortaya koymuştur.

-Türkiye kendisini doğal bir lider gibi gösteriyor.

-Türkiye laik bir devlettir ve model olamaz.

-Türkiye’nin batılılar adına konuşması çok sakıncalıdır.

-Türkiye İslam dünyası ile bütünleşmeyi gerçekten istemelidir. Bu doğru bir stratejidir.

-Türkiye’nin daha çok empati yapmalı. Diğer devletleri anlamak zorundayız.

-Türkiye imtiyazlı davranmamalıdır.

-Aşama aşama gitmek zorundayız. Bir anda tek pazar oluşturamayız. Entegrasyon sağlamak zorundayız.

-Ekonomik entegrasyon odaklı olmak gerekiyor.

-Özerk yetkisi olan organlara ihtiyaç var.

-Uluslar üstü yapılar kurmak gerekiyor.

-Reaktif değil, aktif olmak gerekiyor. Gündemi kendisi oluşturmak gerekiyor.

-İslam dünyasının birleşmesi için siyasi ve ekonomik entegrasyon gerekiyor. Bunlar uzun vadeli hedeflerdir. Tedrici olarak gitmek gerekiyor.

Prof. Berdal Aral’ın konuşmasından sonra Mehmet Barça sunumuna başladı.

Barca’nın konuşmasının satır başları şöyle:

-Öncelikle zihin haritasını ortaya koymak istiyorum.

-İslam dünyasında ve Türkiye’de olayları açıklamada iki kesim ortaya çıkıyor. Bir, komplocu zihin yapısı. Komplocu bakış açısından bir birliktelik anlayışı çıkmaz. Diğeri ise bilimci bakış açısıdır. Bu bakış açısına göre İslam dünyasının birleşmesi söz konusu değildir. Çünkü böyle bir sosyolojik yapı yoktur.

-Komplocular ve bilimcilerin ulaştığı sonuç aynıdır. Bu iki zihin yapısı da sorunlu görünüyor. Bizim bir başka orta yolcu zihin yapısına ihtiyacımız var.

-Bu iki zihin yapısı bizim sosyal dinamiklerimizi açıklamaya yetmez.

-Aklı, vahiyle beraber işletecek zihinlere ihtiyacımız var.

-Biz bir İslami mesaj yaymaya çalışıyoruz. Bunun arkasında nasıl bir zihin yapısı var. Mesajın yayılmasını içe dönük yapanlar, mesajı dışa dönük yapanlar.

-İslam’ın mesajını Müslüman olmayanlara yaymak için çözümünün ne olduğunu söyleyecek insanlarımız yok.

-Dışa dönük bir tebliğ ortaya koymadığımız zaman dışarıdan içeri doğru bir tebliğ var.

-İslami bilinçlenmeye ihtiyacımız var. Müslümanların bilinçli ve erdemli topluma dönüşmesi içen bir çağrıya ihtiyacımız var. Dışa dönük de bir çağrıya ihtiyacımız var.

-21. yüzyılda ulemanın rol modelliği devre dışı kalmıştır.

-Bizim yeni bir zihin yapısına ihtiyacımız var. Daha çok sistem problemi var. Sistem düzeyinde düşünen beyinlere ihtiyaç var.

-Küreselleştirilecek bir şey varsa bunlar ilkelerdir. Uygulamalar küreselleştirilmez.

-Bir yanıyla sisteme ihtiyacımız var, bir yanıyla sistemi fonksiyonel hale getirecek insanlara…

-Kompleksliler Batı üretir biz tüketiriz anlayışındadırlar. Bunlardan bir birliktelik çıkmaz.

-İddialılar sloganik cümleler sarf ediyorlar ancak altı boş.

-Kompleksliler ile iddialıları orta yolda birleştirmek gerekiyor.

-Eğer bir işbirliğinden bahsediyorsak kendi zihin yapımızı gözden geçirmemiz gerekiyor. Söz konusu zihin yapımız bizi nerelere götürüyor bunları düşünmemiz gerekiyor.

Konuşmaların tamamlanmasının ardından Prof. Berdal Aral ve Mehmet Barca’ya hediyeleri takdim edildi.


 

VUSLAT HABER

Son Güncelleme: 10.08.2018 13:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155