Sahi Tayyip Bey ne yapıyor, ne düşünüyor doğrusu merak ediyorum. Müslümanlar üzerine kurgulanan oyun ve algıları nasıl okuyor, meseleye nasıl bakıyor keşke bilebilseydik.

Keşke etrafını etten duvarla ören danışman ordusunun bize hiç danışmadığını, halkın sırf kendisinin hatırı için birilerine sabrettiğini anlatabilseydik.

Kraldan çok kralcıların, bizimle kendisi arasında nasıl kalın duvarlar inşa ettiğini keşke anlatabilseydik.

Keşke verilen oyların sadece kendi şahsına verildiğini, alınan oyları her dönem kendi başarısıymış gibi rapor edip, bununla siyasi rant elde edenlerin de ne kadar cambaz olduklarını anlatabilseydik.

Yine, kendi başlarına yüz rey bile alamayacakların, yüzbin rey almış gibi hareket ettiklerini keşke anlatabilseydik.

Keşke, keşke ve keşkeler...

Keşkeler çoktur lakin aynı zamanda bu keşkeler bizim acziyetimizin de bir ifadesi değil mi?

Külliyeden sesimizi duyan var mıdır acaba? Birileri zor zamanlarda canını ortaya koyarken, canlarını almak isteyenlere karşı siz ne alemdesiniz diye soracaz da, onun için söylüyorum.

Neden bu ülkenin mazlum ve mağdur bırakılmış halklarının umutları üzerinde yükselen siyasi bir hareket, oynanan oyunlara karşı kör ve sağır kalır?

Bana göre ülkeyi hala kemalist ve laik olan ulusalcı ve milliyetçi bürokrasi yönetiyor. 15 Temmuz'la beraber Fetö'cülerin, islami çalışmalar yapan cemaat ve stk'lara yönelik toplum nezdinde bıraktığı algı, kolay kolay geçmeyecektir. Bu ise malum bazı çevrelere iyi bir ganimet gibi geldi.

Birileri, islami çalışmalar yapan stk ve cemaatleri, toplum nezdinde itibarsız kılmak için piyasaya ver ha kirli algı pompalıyor.

Maalesef şeytan ve taraftarları müslümanlardan daha çok çalışıyor ve daha bir organize hareket ediyorlar.

Müslüman şahsiyetlere yönelik yapılan gözaltılar, cemaatlere yönelik akredite tartışmaları nereye doğru gittiğimizin habercisi değil mi?

Halbuki farkında değiller, Allah dilerse kendi dinini beyinsiz takım üzerinden de tahkim etmeye muktedirdir. Belkide biz farkında olmadan bu sünnet yine işliyordur.

Sahada kazanıp masada kaybetmek bizim kaderimiz olmamalıydı. Maalesef bu, Kurtuluş Savaşından tutunda, 15 Temmuz dahil hep böyle geldi, böyle de gideceğe benziyor.

Şimdi de 15 Temmuz'da kazandığımız savaşın üzerinden rant koparan ve bu rantla dönüp bizi vurmak isteyenlerin kumpaslarıyla uğraşıyoruz.

Halbuki medeniyetlerini, hile ve desiseler, yalanlar, kumpaslar, iftiralar, iki yüzlülükler üzerine inşa edenlerin karşılaştıkları sünneti iyi biliriz. Belki başarır gibi bir algıları olsa da, aslında ilahi bir sünnet olan, yıkıma uğramanın öncesinde kendilerine verilen adım adım azaba giderken, akıllarını baştan almak için kurulan bir tuzaktan başka bir şey değil.

Oysaki biz;
İftira atamayız,
Kumpas bilmeyiz,
İki yüzlü olamayız,
Yalan konuşamayız,
Hile hurda yapamayız.

Haliyle yenilgiye gidenler gibi olsak da, aslında bu kesin bir zafere giderken eleneceklerin ayıklanması için, işletilen bir sünnetin süresinden başka bir şey değildir.

Bunun için korkmuyoruz. Asıl korkular içinde debelenenler onlar. Yüz yıldır gündemleri biziz. Yüz yıldır bizimle mücadele ediyorlar. Yüz yıldır kabusları olduk. Sermaye, media, güç kendilerinde olduğu halde, bütün şeytani ve nefsani yöntemleri çekinmeden yaptıkları halde, biz yerimizde hep durduk. Var olduk.

Korkmuyoruz! Çünkü biz kapısına kilit vurulmaya, kumpasa, iftiraya, işinden olmaya, hapse atılmaya, işkencelere uğramaya, dışlanmaya alışığız.

Artık ne yapsalar da boş. Bu halkın köklerinden cemaat olmayı, kadim vakıf anlayışını söküp atamazsınız. Çünkü cemaat ve vakıf kültürü bu halkın ruhu ve vicdanıdır. Bu halk ruhunu ve vicdanını asla terketmeyecektir. Belki suyu biraz bulandırdınız. Lakin bulanmış su berraklaşmaya her daim mahkumdur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178