Haber ilgili birçok tanım ve açıklama vardır. Haber genel anlamıyla zamana uygun bir şeyin, bir olayın raporudur, acele bir şekilde kaleme alınmış bir edebiyattır ve yarının tarihidir. Haber bir bilgi aktarma operasyonudur. Haber kendi yaşamlarını ve toplumdaki konumlanmalarını belirlemeleri, düzenlemeleri ve yönlendirebilmeleri için ihtiyaç duyduğu bilgidir.

     Türkiye'de haberin toplum üzerindeki etkisi oldukça önem ifade etmektedir.

İnsanlar siyasi düşüncelerini her akşam izledikleri haberleri söylemi üzerinden oluşturmaktadır. Türk medyası bu anlamda bilinçli ya da bilinçsiz olarak çalışanlarıyla sermaye sahiplerinin yani egemen ideolojinin hizmetinde görev yapmaktadır (Çoban, 2013: 261).

          Medyakrasi, haber oluşumu sürecinin belirleyicisi olan hiyerarşik ve bürokratik bir yapı kapsar. Medyakrasi, sistemin ideolojisi çevresinde medya patronunun çıkarlarının yürütülmesini sağlar. Medya patronu medyakrasinin çıkarları en iyi koruyacak kişilerden oluşturulmasına dikkat eder. Medyakrasi, piyasa koşullarında, piyasaya uygun gazetecilik yapılmasını sağlar. Medyada yayınlanacak/yayımlanacak haber yayın politikasıyla doğrudan bağlantılıdır. Medyanın ideolojik çerçevesini oluşturan yayın politikasının belirlediği çevrenin dışına çıkılmaz. Medyakrasi, üstlendiği 'bekçilik' rolü dolayısıyla kapılarını belli seslere ve fikirlere açar, diğer perspektiflere ise kapılarını kapatır, böylece, kimlerin, ne hakkında ne kadar konuşacağını belirler ve kontrol eder. Enformasyonu kontrol eden medyakrasi, kimlere ne kadar enformasyon verileceğini belirler, neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu, meslek ilkeleri ve yayın politikası olarak adlandırılan ideolojik kodlar çevresinde yürütür (Aslan, 2004: 21-22).

      Haberin söylemini belirleyen; ekonomik altyapı elinde bulunduranların ideolojisidir eğer bir hegemonya mücadelesi varsa iktidarı ele geçiren hegomonik çatışmayı kazanmış  gurubun ideolojisidir. Haber üretimi, bazı seçkin gurupların elinde bulunmakta ya da bu işi yapmaları için  seçkinler üretilmektedir. "seçkinlerin sesi sıklıkla anonim ya da kurumsal efendinin sesidir. Seçkinlerin çıkarları ve ideolojileri genellikle onlara ücretini  ödeyenlerinkinden ya da onları finansal olarak destekleyenlerinkinden  temelde farklı değildir." (Van Dijk, 1999: 338). Buradan hareketle medya medya seçkinlerinin de kendilerini 'besleyenlerin' sesi söyleyebiliriz. "seçkinlerin bağlılıkları tipik bir şekilde ideolojik çeşitli mesleki normlar, değerler ya da yasalar tarafından, örneğin kitle medyasında 'ifade özgürlüğünün  olması gerektiğine uyulan yaygın inanç  tarafından gözlerden gizlenir." (Van Dijk, 1999: 338). İfade özgürlüğü  ve haber verme  özgürlüğü sadece seçkinlerin seçkinliğini söyleme ve aktarma özgürlüğü olarak karşımıza çıkmaktadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.