Mutlu olmak, neşelilik, üzgün olmak, moralsizlik, kaygılı olma, korku hali, kızgın, öfkeli olmak bizim duygularımız. Hüzünlü olmak normal karşılanırken çökkün olmak normal karşılanmaz; mutlu olmak normal karşılanırken taşkın olmak normal karşılanmaz; kızmak normal karşılanırken yoğun bir öfke normal karşılanmaz. Psikolojik rahatsızlıklarda bu duyguların yoğun yaşanması, kontrol edilememesi ve uzun süre yaşanması söz konusudur. Bu duygular aynı zamanda olumsuz davranışlara yol açabilir. Depresyon içe çekilmeye, hareket etmemeye; öfke bağırıp çağırmaya, kırıp dökmeye, korku uzaklaşmaya, kaçınmaya yol açmaktadır. Kişinin kendisine ve çevresine zarar vermesi yine bu yoğun duyguların sonucudur. Hatta başkasını öldürme ve intihar etme yine bu duygulardan kaynaklanmaktadır. 

Depresyonu ve sosyal fobisi vardı. Yoğun bir değersizlik duygusu yaşıyordu. Bu duygular bütün bir hayatını etkiliyordu. Öyle ki bazen bir yıl boyunca yaşadığı bir olay sonucu girdiği depresyondan kurtulamıyordu. İnsanlardan çekiniyordu. Değer verilmediğini düşünüyordu. Yaşadığı sıradan bir olayı bile böyle değerlendirdiği için çok öfkeleniyor ve şiddetli tepkiler veriyordu. Bu nedenle ya karşılık vermiyor yoğun duygularını içine atıyor rahatsız oluyordu ya da yine kızarak tepki veriyordu. Kızması da kendini kötü hissettiriyordu. Bu kısır döngüden bir türlü kurtulamıyordu. Bu nedenle tedaviye başvurmuştu. Artık duygularını kontrol etmeyi öğrenmeyi başlamıştı. Daha rahattı. 

Öfkemi kontrol edemiyorum şikayetiyle başvuran çok kişi oluyor. Bazen kendileri geliyor bazen de etrafındaki insanlar onun sinirli olduğunu söylüyorlar. Haberlerde sinirliliğin insana neler yaptırdığını görüyoruz. Kendini kontrol edememe çok insanın zarar görmesine neden olabilir. Kişi öfkesini dışarı veremeyen biriyse kendine dönderiyor ya da çevresindeki insanlara yöneltebiliyor. Her iki durumda da duygular ön planda olduğu için doğru karar vermesini engelleyebilir. Ani kararlar daha çok duyguların aldığı kararlardır. Duygular çabuk değişebilir. Çocukları düşünelim. Bir an ağlayabilirken hemen gülebilirler. Doğru olan yaşadığımız yoğun duygunun geçmesini beklemektir. Ancak ifade edilmeyen içe atılan duygular da sağlıklı değildir. Etkisi azalınca bizi üzen ya da kızdıran insana yaptığı davranışın, söylediği sözün bizi olumsuz etkilediğini söylemek psikolojik açıdan daha doğru. Aksi durumlar psikolojik rahatsızlıklarla sonuçlanabilmektedir. Zor olan durumlardan bir tanesi kişinin anne ve babasına bu duyguları anlatamamasıdır. Bizim kültürümüzde büyüklere saygısızlık olarak değerlendirilmektedir. Aslında burada bir yandan anne ve babalar davranışlarını düzeltmesi gerekirken diğer yandan çocuklarda uygun şekilde kendilerini ifade edebilmelidir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner184

banner183