Yorgunlar...
Barış yorgunları... İş yorgunları... Sevgi yorgunları... Savaş yorgunları... Yol yorgunları... Okul yorgunları... Evlilik yorgunları... İman yorgunları... Dava yorgunları... İlim yorgunları...

***

Düşünmeye... Namaz kılmaya.... Kitap okumaya... Yola çıkmaya... Dirilmeye... Konuşmaya... Kaybetmeye... Aramaya... Bilmeye... Çalışmaya... Uykuya... Ölmeye...
Vaktin var mı?

***

Siz hiç konuşan birini dinlerken onun haklı olduğunu- olabileceğini düşündünüz mü?
Yoksa o daha konuşmaya bile başlamadan haksız olduğuna kanaat getirip içinizden reddiyeler mi hazırladınız?

***

İş'e göre insanlar:
İş yapanlar... İş verenler... İş alanlar... İş edinenler... İş görenler... İş sevenler... İş bilenler... İş seçenler...
İş'inin işçisi olup, İş'in hakkını verip ve İşçisine "alnındaki ter kurumadan"ücretini ödeyenlere selam olsun.
***

Yaşadığımız hayatta "Deli" olduklarını iddia eden insanlara dikkat edin!
‪Olmadık anda, olmadık Delilikler yapabiliyorlar!
‪Deliyiz! deyip sıyrılıyorlar!
***
İnsanları ve kesimleri kendi kendilerini tanımlamalarına göre tanımlayacağız?
Yoksa kendimiz bir tanım belirleyip, içine girecek ve çıkacak olanı biz mi belirleyeceğiz?

***

Hayatın her anında “Oyun” oynuyoruz.

Oynanan oyunda bize rol veriliyor, oyun kurup oyuncular arıyoruz, oyunlardan çıkıyoruz, yeni oyunlar seçiyoruz.

İmanımız, davranışlarımız, sözlerimiz, iddialarımız, emeğimiz, mücadelemiz, gözyaşlarımız büyük bir Oyun'un gereği olarak yapıp duruyoruz.

***

İnsanlığın en çok okuduğu ve yazdığı ancak en az düşündüğü ve konuştuğu çağdayız.

***

Şahit Olun!
Bugün ve her gün şahit olacaksınız!

Nefsinizi şahit olacaksınız!
Allah'a şahit olacaksınız!
Ailenize şahit olacaksınız!
Mahallenize şahit olacaksınız!
Komşularınıza şahit olacaksınız!
Olaylara şahit olacaksınız!
Mazlumlara şahit olacaksınız!
Trafiğe şahit olacaksınız!
İşinize şahit olacaksınız!
Kötülüklere şahit olacaksınız!
Hayvanlara şahit olacaksınız!
Yalanlara şahit olacaksınız!
Haberlere şahit olacaksınız!
İyiliklere şahit olacaksınız!
Yemeklere şahit olacaksınız!
Konuşmalara şahit olacaksınız!
Bitkilere şahit olacaksınız!
Doğrulara şahit olacaksınız!
Eşyaya şahit olacaksınız!
Gökyüzüne şahit olacaksınız!
Kitaplara şahit olacaksınız!
Zalimlere şahit olacaksınız!
Ölümlere şahit olacaksınız!
"Ey iman edenler!
Allah için adaletle şahitlik edenler olun."
(Maide-8)

***

Hepimiz an itibariyle mazi bir hikayeyiz.
***
Tetikçileri ilk önce onu tutanlar öldürüyor- öldürecekler.
***
Yol'a çıkan,
Yol'dan çıkan,
Yol'da kalan,
Yol'suz olan,
Yol'u bulan,
Yol'da kayan,
Yol'u kaybeden,
Yol arayan,
Yol'dan korkan,
Yol'dan şikayet eden,
var mı?

***

OL! denildi, OL'duk. Doğduk, OL'duğumuz hale kavuşmak için OLUŞ'maya başladık. Daha OL'madık. OL'durmak değil, OLUŞ için MAYA'lanmaya çalışıyoruz. Mayamız toprak, su, hava, ateş ile bunları harekete geçiren Ruh. Hep o ilk OL'duğumuz hal üzere olmak için hayat yolundayız. İlk OL'duğumuz hale kavuşunca OL'muş olacağız.

***

Yalanlar...
Liderlik yalanları... Küresel yalanlar... Ekonomik yalanlar… Gazete yalanları... Stratejik yalanlar... Sinema yalanları... Twitter yalanları... Facebook yalanları... Televizyon yalanları... Örgütsel yalanlar... Kültürel yalanlar... Dini yalanlar... Şehir yalanları... Öğrenci yalanları... Anne- Baba yalanları... Müdür yalanları... Şeyh yalanları... Savaş yalanları...
Yalan; istikametini- doğruluğunu yitirmiş insanın sığınağıdır.
Ama bu sığınak o hiçbir zaman korumaktan, destek olmaktan,
geleceğe taşımaktan uzaktır.
***
İnsanların çoğu; yalanlarla yaşar, yalanlara inanır, yalan konuşur, yalanlarla düşünür, yalanları çok sever, yalanları anlatır.
Yalan söylemeyin… Yalanlara inanmayın… Yalancıların peşinden gitmeyin.
***
İnsanoğlu bu!
Yanlışları- Günahları için, kendinden çok;
Şeytanı, Anne- babayı, Atalarını, Çevresini, Öğretmenlerini, Siyasi iktidarları, Sermaye sahiplerini, Kaderini, Allah’ı ve Şartları suçlar.

***

Nasıl İnsan?
Müslüman İnsan... Mümin İnsan... Fasık İnsan... Kafir İnsan... Zalim İnsan... Adil İnsan... Münafık İnsan... Mustazaf İnsan... Müstekbir İnsan... İyi İnsan...
İnsan, ancak Allah'a iman ederek, Müslümanlaşarak- Müminleşerek kurtuluşa erebilir- kurtuluş ümidi olabilir.
***
İyilik ve kötülük bedel gerektirir.
İyilik yaparken, Kötülük ise yaptıktan sonra bedel ister.
İyiliğin başı zor, sonu cennet- kurtuluş; kötülüğün başı kolay, sonu cehennem- çöküş...

***

"Yarın beni sizden soracaklar,
ne diyeceksiniz?"
(Veda Hutbesi)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner187

banner186