Güne erken başlamıştı. Uykusunu almıştı. Kahvaltısını yaparak işyerine geçmişti. Sabah toplantıya katıldı. Konu ve sunum hoşuna gitti. Kendisi de katkılarda bulundu. Görüşme sonrasında yükselmiş duygusu devam etti. Ayağa kalktı. Diğer katılımcılarla, iş arkadaşları ile, konuşmaya başladı. Bu arada özgüveni de artmıştı. Arkadaşlarına tavsiyelerde bulunmaya başladı. Doğrusu bu dil, konuşma şekli, pek tercih ettiği bir tarz değildi. Ama daha sonra bunun yüksek duyguların etkisinde kalan bir dil olduğunu anlayacaktı. Hatta onlardan olumsuz geri dönüşler aldı. Neyse ki yumuşakça söylenmişti. Sonra herkes işine baktı. Bu arada huzursuz olduğunu fark etti. Aşağıda, toplantıda,  yaptığı son konuşma canını sıkmıştı. Kafasını meşgul ediyordu. Aslında önce bu huzursuzluğun farkında değildi. Hatta anlayamamıştı. Sanki her şey yolunda giderken neden bu can sıkıntısı ortaya çıkmıştı. Zaten bunu anlaması da biraz zaman almıştı. O bir ara arkadaşların yanına gitmeyi, özür dilemeyi, en azından rahatsız olup olmadıklarını gözlemlemeyi düşündü. Masa başı çalışırken zaten dikkatini de tam veremiyordu. Sonra bir bankadan telefon gelmişti. Önceki gün de gelmişti. Yine rahatsız olmuştu. Neden aradıklarını anlayamadı. Müşteri hizmetlerinden arıyorlardı. Karşıdaki kredi kartı ekstresi ile ilgili güvence amacıyla aradıklarını söylüyordu. Fakat kendisi bunun ne olduğunu, anlayamadığını, neden aradıklarını soruyordu. Karşıdaki kimlik bilgilerini soruyordu. Kendisini kontrol etmeye çalışsa da, sınır ihlalleri yapmadığını düşünse de, zorlanıyordu. “Benim sizden bir talebim olmadı neden şimdi arıyor, sonra kimlik bilgilerimi soruyorsunuz” diyordu. Ve “Eğer bu arama nedenini anlayamazsam kredi kartını iptal edeceğini, bu aramadan rahatsız olduğunu” söyledi. Karşıdaki de zorlanıyordu. Sonra görüşme sonlandı.

Aslında bugün neden huzursuz olduğunu bu telefondan sonra daha fazla düşündü. Özellikle son zamanlarda kendini kontrol etmekte çok zorlanmadığı halde bu telefonun neden kendisini bu kadar rahatsız ettiğini düşündü. Sonra kırılma noktasını kendince keşfetti. Sabah toplantıda başlayan ve devam eden yüksek duygu hali (keyif, neşe, memnuniyet) konuşma miktarında ve hareket artışına yol açmıştı. Arkadaşlarına yaklaşmış sonra âdeti olmayan bir tarzda, doğrudan, emir gibi olmasa da, tavsiyelerde bulunmuştu. Sonra bu yaptığından pişmanlık duymuş ve yüksek duygusu aşağıya doğru kırılma yaşamıştı. Üzülmüştü, huzursuz olmuştu. Dahası önce bu neden-sonuç ilişkisini anlayamamıştı. Anlayınca biraz daha rahatlamıştı. Sonra gün içerisinde karşılaştığı arkadaşı ile bu konuyu konuşmadı, ama olumsuz bir izlenim de almadı. Bu arada huzursuzluğunu arttıran telefon sonrası kredi kartını da iptal etmeye karar vermişti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155