Hepimiz zaman-zaman elinde zekâ testiyle gururla dolaşan ebeveynlere şahit olmaktayız. Bir danışmanlık merkezine başvurduk, oğluma test yapıldı ve oğlum IQ testinde yüksek puan aldı. Acaba zekâ testlerinde yüksek puan almış olmak gerçek hayatta çocuğun başarılı olacağının doğrudan göstericisi midir?  Bilimsel araştırmalar bu konuda ne diyor?
İlk IQ testi 1905 yılında Alfred Binet tarafından geliştirilmiştir. Daha sonra Binet’in geliştirdiği zekâ testi 1916 yılında Dr. Terman öncülüğünde Stanford üniversitesinde revize edilir.
Dr. Terman hayattaki başarının en büyük göstericisinin zekâ olduğuna ve zekânın kalıtılabilir olduğuna inanmıştır ve tüm çalışmalarını bunun üzerine yapmıştır. Dr. Terman “Deha Üzerine Genetik Çalışmalar” adlı bir saha araştırmasına başladı. Bu çalışma kendi zamanı için eşi benzeri  görülmemiş bir araştırmaydı. Çalışmada yer alan bireylerin başarı ve başarısızlıkları yaşam boyu kaydedilerek kalın dosyalar tutuldu. IQ ‘su yüksek çıkan öğrenciler "termitler" olarak adlandırıldı.Başlangıçta fikir büyük ses getiriyordu, fakat yıllar geçtikçe ortaya farklı bir sonuç çıkmaya başladı. 25 yıl süren çalışma sonucunda ortaya çıktı ki, IQ puanı yüksek olan çocuklarla düşük olanların büyüdüklerinde ki başarı durumuna baktığımızda aradaki fark önemsizdi. Parlak zekâya sahip çocukların giderek artan rakamlarda başarısızlık sayılabilecek durumlara düştüğünü görmek Dr. Terman'ı fazlasıyla rahatsız ediyordu. Bunlar arasında önemsiz ve geleceği olmayan mesleklere sahip kişiler, suç işleyenler, toplumun uç noktalarında yaşayanlar yer alıyordu. Sonuçlar tüm hayatını yüksek IQ ‘nun hayatta başarı anlamına geldiğini savunan Dr. Terman için oldukça büyük hayal kırıklığıydı.
Hayattaki başarıya farklı bir bakış açısını kendisi de Dr. Terman gibi Stanfordlu olan Dr. Walter Mischel tarafından getirildi. 1972 yılında Dr. Mischel “şekerleme testi” adlı bir yöntemin öncülüğünü yaptı.
Bu testte çocuğa "şimdi bir şekerleme alabilirsin, fakat 20 dakika beklersen sana iki şekerleme vereceğim" deniyordu ve çocuktan bu iki durum arasından bir seçim yapması isteniyordu. Yaşları dört ile altı arasında değişen 600 çocuk bu teste tabi oldu. 1988 de Dr. Mischel katılımcıları tekrar ziyaret ettiğinde isteklerini erteleye bilenlerin hayatlarında daha başarılı olduğunu gördü. 1990 yılında başka bir çalışmada memnuniyeti erteleme puanları ile üniversiteye giriş puanlarının doğrudan ilişkili olduğu gösterildi. Ardından 2011 yılında tamamlanan başka bir araştırmada bu karakter özelliğinin kişinin yaşamı boyunca sürdüğü görüldü. Sonuçlar göz kamaştırıcıydı. Memnuniyeti erteleme puanları yüksek olan çocuklar hayatın hemen her alanında daha yüksek başarı gösteriyordu. Daha yüksek gelirli iş, daha düşük madde bağımlılığı oranı, daha yüksek eğitim düzeyi ve daha iyi sosyal uyum.Veriler çok sayıda bağımsız araştırmacılar tarafından test edildi ve hep aynı sonuçlara ulaşıldı.
Charles Darwin’in dediği gibi “Aptallar hariç, insanlar zekâ konusunda değil, şevk ve çalışkanlık konusunda farklılık gösterirler”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155