Günümüzde artık gençlerimiz bile yaşayamadığı belki de hiç göremediği ama büyüklerinden duyduğu geçmişe özlem duyuyor. Özlem duyanlardan biri de hiç kuşkusuz ki benim. Belki siyasi olarak özlem duymuyorum ama insanların birbirine olan bağlılığını ve güvenini özlüyorum.

Eğer yaşamın akışında kendimizi ve ailemizi bir araya toplamamaya yetecek bir zaman dilimi ayırabilsek konuşacak çok şey var aslında. Özlemimiz, değişim, yaşam şartları, arkadaşlık, dostluk saymakla bitmez. Eskinin birlik ve beraberliği keşke günümüzde de devam edebilseydi.

Bazen aile büyüklerimizle bir araya gelip kendi çocukluklarımızdan, ailemizin çocukluğundan anılar dinleriz hep. Ben bu anlamda ailemizle beraber geçmiş zamana açılan pencereden bakmayı da ayrı bir seviyorum. Biraz da özeniyorum ve o dönemde yaşamayı istediğimi anlıyorum.

Bizden daha çok zorluk çekmişler ama birlik ve beraberlikleri hiç bitmedi. Geçmiş jenerasyon günümüzde bile hala bir içinde yaşıyorlar. Ama bizim jenerasyonu maalesef bu konuda biraz sıkıntı yaşıyor. Akrabalar birbirine gidip gelirken, birlik beraberliğin en üst düzeyde yaşandığı o günden birbirinin yüzüne bakmayan bir topluluğa geldik.

Şimdi ki nesil biraz şanslı gibi duruyor. Gelişen teknolojiler, sağlıklı ulaşımlar gibi gelişimler var. Biraz kıyaslamak istiyorum geçmişimizle bugünü. Bakalım düşüncelerimizde zaman gibi değişmiş mi?

İnsanların masumiyetinden bahsetmek istiyorum. Üzülerek söylemek istiyorum ki zaman masumiyetimizi ve saflığımızı aldı bizden. Sokak oyunlarımızın yerini bilgisayar oyunları aldı. Böylece kısmen yalnızlaştı insanlar. Maalesef teknoloji o güzel sohbetlerin yerini aldı.

‘Buralar önceden dutluktu’ cümlesini çok duyarız. Çünkü o dutlukların yerini artık beton yığınları aldı. Günümüz gençlerine kısmen anlamsız gelir bu cümleler. Ama büyüklerimiz bunu derin bir ‘of’ çekerek anlatır.

Birde günümüzde hiç olmayan ‘Güven’ geçmişimizde en ön sıradaydı. Güvenin varlığı arkadaşlık ve komşuluk ilişkilerini diri tutardı. Mahalle içerisinde birbirine güvenen mahalle halkı şimdi sokaklarda onun yokluğunu hissediyor. İnsanlar bunu birbirine hissettiriyor. Çocuklarımızın gönül rahatlığıyla çıkıp saklambaç, yedi tuğla, yakan topu gibi sokak oyunlarımızı oynadığımız sokaklarımız bombaş kaldı.

Eskiden sohbetler bile o kadar masummuş ki bir demlik çay eşliğinde sürüp gidermiş. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorlarmış bile. En önemlisi de bir sofrada buluşmak. Şimdilerde sanki öz çekim yapmak için, fotoğraf çekip sosyal medyada paylaşımda bulunmak için sofralarda buluşuyorlar. Sohbetler unutuldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.