“Sadakalar (zekatlar) Allah’tan bir farz olarak ancak yoksullara miskinlere, zekat toplayan memurlara, gönülleri İslam’a ısındıracak olanlara, (hürriyetlerini satın almaya çalışan) kölelere, borçlulara Allah yolunda olanlara, yolda kalmışlara mahsustur. İşte Allah’ın kesin buyruğu budur. Allah en iyi bilendir hikmet sahibidir.” (Tevbe 9/60)

           

            Zekatın kimlere verileceği konusu bu ayeti kerimede açık ve net biçimde bildirilmiştir.Allah resulü veda haccını yaptığı günlerden birinde zekat taksimini yapıyordu.çalışabilecek derecede gücü kuvveti yerinde olan iki adam gelerek kendilerine zekat verilmesini istediler.peygamberimiz( sas) başını kaldırıp istek sahiplerinin yüzüne baktıktan sonra “ isterseniz size zekat verebilirim. Ancak zengin ve çalışmaya gücü yetenlerin zekatta payı yoktur” demişti.(Ebu Davud Zekat 24) Efendimiz bu tavrıyla çalışma imkanı olduğu halde tembellik edenlerin zekat alamayacaklarını bildiriyordu. Ancak gücü yettiği halde iş bulamayanların bu insanlardan sayılamayacağı da açıktı.

            Zekat zenginlerden alınıp fakirlere verilmesi gereken bir maldır. Efendimiz zekatın fakirlere ulaşması için hassasiyet göstermiş ve bunların tesbiti ve yardımların kolayca ulaşabilmesi için zekat memurları tayin etmişti. Ayette geçen miskinler kelimesine Hz. Peygamber şöyle açıklık getirmişti: “(Kendisine zekat verilecek olan) miskin, ihtiyacını bir iki lokma yada bir iki hurmayla giderecek kişi değildir. Asıl miskin maddi imkanı olmadığı halde onurundan dolayı istemekten kaçınan kişidir. Dilerseniz bu konuda ‘insanlardan arsızca istemezler’ (Bakara 2/273) ayetini okuyun” (Müslim, Zekat 102)Buna göre tabii ve zaruri ihtiyaçlarını karşılayamayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri geçindirecek kadar geliri olmayan bütün yoksullar fakir ve miskin sınıfına girer. Ancak bunların tesbiti iyi yapılmalı iffetlerinden dolayı insanlardan bir şey istemeyenler bulunup onlara verilmelidir.

            Zekat verilecek borçlulara gelince, onlar temel ihtiyaçları dışında borçlarını ödeyebilecek malı olmayan kimselerdir. Varlıklı olup malını mülkünü daha da artırmak için borçlanan kişiler bu kapsamın dışındadır. Zira böyle kimselere verilecek zekat ihtiyaç sahiplerinin bu paydan almasına mahrum olacaktır. Ancak maddi durumu iyiyken aniden iflas etme, beklenmedik bir sıkıntı sonucu borçlanma, birilerine yardım edeyim derken borç altına girme gibi geçici durumlarda borçlananlara da zekat verilebilecektir. Nitekim bir anlaşmazlığı gidermek için kefil olan sahabeden Kabisa b.Muharik’te Hz. Peygambere gelip borcunu ödeyebilmesi için yardım talep etmişti. Resulullah biraz beklemesini zekat geldiği takdirde kendisine verilmesini emredeceğini söylemiş, ardından da kefalet altına girip ödeyemeyenlerin, başına gelen bir afet sebebiyle bütün mal varlığını kaybedenlerin ve sözüne güvenilir üç kişi tarafından fakir olduğuna tanıklık edilenlerin sıkıntılarından kurtuluncaya kadar açıkça yardım talep etmelerinde bir sakınca olmadığını ifade etmiştir.(Müslim, Zekat 109)

            Akrabalar arası ilişkiler aynı zamanda sosyal yardımlaşmayı da gerektirdiği için zekat verilirken yakınlar tercih edilir. İyilik yapma hususunda öncelikli kimseler, ilk önce anne sonra baba, kız kardeşler ve kardeşler şeklinde sıralanır. Genel olarak bu sıra gözetilirken de ( Ebu Davut Edep 119) kişi bakmakla yükümlü olduğu kimselere yani anne, baba,dede, nine, çocuk ve torun gibi usul ve füruna zekatını veremez.

            Bakmakla yükümlü olunanlar dışındaki kardeş, amca, teyze, dayı, hala ve onların çocukları gibi fakir akrabaya zekat vermek ise “ yoksula verilen sadaka bir, akrabaya verilen ise hem sadaka hem de sıla-i rahim olmak üzere iki sadaka sayılır” (Nesai, Zekat 82) buyuran peygamberimizin (sas) özel teşvik ettiği bir durumdur. Bu sayede yakın akrabalar arasındaki bağlar daha da güçlenecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178